• Portal Hakkalyakin Board Portal
  • Forum Hakkalyakin Board Forum
  • Search Search
  • Help Community >
    • Forum Statistics Forum Statistics
    • Forum Team Forum Team
  • Calendar Calendar
  • Members JAMPS Members
  • Support Support >
  • Linkler Linkler>
    • PIXIZ
    • EZGIF
    • PEXEL
    • PIXABAY
    • BLOGIF
    • FREEPIC
    • OIEDiTOR
    • FOTOBEAR
    • COOLTEXT
Afyonlu Raşit Board
ANASAYFA -- FORUMUMUZA ÜYE OL -- ÜYE GiRiSi YAP

Afyonlu Raşit Board > DiNiMiZ iSLAM > iSLAMi BiLGiLER > islam Büyükleri Hakkında Bilgiler > Cafer b. Ebû Tâlib (r.a.) Zü’l-hicreteyn >

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 3.18/5 - 77 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Konu Görünümü
Cafer b. Ebû Tâlib (r.a.) Zü’l-hicreteyn
Rasit_Tunca
CO-ADMiN
**
CO-Admin
Yorumları: 6,083
Konuları: 5,441
Kayıt Tarihi: May 2018
Teşekkür Puanı: 0
Futbol Takımı: Galatasaray
#1
Dini-1  08-31-2023, 11:12 PM (Son Düzenleme: 04-13-2024, 06:16 AM, Düzenleyen: Rasit_Tunca.)


Zü’l-hicreteyn:
Cafer b. Ebû Tâlib (r.a.)


Habeşistan’da, ülkesinde hiç kimseye zulmedilmeyen bir kral vardır. Allah sizin için bu durumdan bir çıkış ve kurtuluş yolu gösterinceye kadar orada kalın.” (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, IX, 17; İbn İshâk, Sîret, I, 247)
Allah Resûlü’nün bu tavsiyesiyle, müşriklerin eziyetlerinden ötürü öz yurtlarını terk etmek durumunda kalan müminlerden bazıları Habeşistan’a doğru yola koyuldular. Çöl hayatına aşina olan bu kimseler, inançları uğruna her şeylerini bırakarak farklı bir iklimdeki yabancı bir ülkeye, hiç tanımadıkları insanların arasına gidiyorlardı. Kızıldeniz’i aşarak zorlu bir yolculuğu göğüslerken akıbetlerini de bilmiyor, gönüllerine kök salan imanla yaşama tutunuyorlardı. Resûlullah, bu kutlu yolculuğa çıkacak ikinci kafileye amcasının oğlu Cafer b. Ebû Tâlib’i başkan tayin etti. Ne var ki müminlerin başka bir diyarda dahi rahata ermesine müsaade etmek istemeyen müşrikler boş durmadılar, ülkesine sığınan kimseleri geri göndermesini talep etmek üzere Necâşî’ye bir heyet gönderdiler. Adil hükümdar Necâşî onların müminler hakkındaki suçlamalarını dinledikten sonra müslümanlara söz hakkı tanıdı. “Ey Hükümdar! Biz Cahiliye toplumuyduk; putlara tapar, leş yer, çirkin işler yapardık. Akraba ilişkilerine değer vermez, etrafımızdakilere kötülük ederdik. Güçlülerimiz zayıflarımızı yok ederdi. İşte biz bu hâlde iken, neticede Allah bize içimizden soyunu, doğruluğunu, güvenirliğini ve iffetini iyi bildiğimiz bir resûl gönderdi.” diyerek söze başlayan Cafer b. Ebû Tâlib, tarihi konuşmasıyla Resûlullah’ın getirdiği dinin inanç esaslarını, emir ve yasaklarını anlatarak müminlerin durumunu, neden kendisine sığındıklarını veciz bir şekilde beyan etti (İbn Hanbel, I, 202; İbn İshâk, Sîret, I, 248-249). Bu konuşmadan oldukça etkilenen Necâşî, Kur’an ayetlerinden bir bölümünü dinlemek isteyince Cafer (r.a.) oldukça manidar bir tercihle Meryem suresinin Hz. İsa’dan bahseden ayetlerini okudu. Zira burada Hz. İsa’nın babasız olarak gönderilmiş bir hak peygamber olduğu anlatılıyordu. Hristiyan olan Necâşî bu sözlerin batıl olmadığına, bilakis Hz. Musa’ya inen vahiyle aynı kaynaktan olduğuna kanaat getirerek müşriklere itibar etmedi (İbn Hanbel, I, 202). Müminleri müşriklere teslim etmediği gibi ülkesinde rahat yaşamalarına da imkân sağladı.
Cafer b. Ebû Tâlib, başkanlık görevini hakkıyla yerine getirerek müminleri en güzel şekilde temsil etmişti. Burada kaldıkları sürece onları kimse rahatsız etmedi. Ancak yurtlarından, dost ve akrabalarından en önemlisi de Resûlullah’tan uzak kalmak onlara ağır geliyordu. Resûlullah da onları çok özlüyordu. Müminlerin Medine’de huzurlu bir yaşantıya kavuşmalarının ardından hicretin yedinci yılında Necâşî’ye yazdığı bir mektupla onların geri gönderilmesini istedi. Onlar döndüklerinde Resûlullah Hayber’deydi. Her fırsatta sergiledikleri hainlikleriyle Müslümanlar için devamlı bir tehdit oluşturan Yahudilere son darbeyi vurmuş, oldukça sağlam kaleleri ve yenilmez savaşçılarıyla meşhur Hayber’i fethetmişti. Böylece Kureyş müşrikleri de en büyük destekçilerini kaybederken Müslümanlar bölgede mutlak nüfuz sahibi olmuşlardı. İşte bu sırada gelen Cafer b. Ebû Tâlib Resûlullah’ın sevincini kat kat artırdı. Allah Resûlü, yıllardır göremediği amcasının oğlunu bağrına basarak iki kaşının arasından öptü (Ebû Dâvûd, Edeb, 145-146) ve mutluluğunu şöyle ifade etti: “Hangisine daha çok sevineceğimi bilemiyorum. Hayber’in fethine mi yoksa Cafer’in dönüşüne mi!” (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, VII, 157)
Ashab arasında cömertliğiyle meşhur olup “Ebu’l-mesâkin (muhtaçların babası)” diye anılan Cafer b. Ebû Tâlib bundan böyle “Zü’l-hicreteyn (iki hicret sahibi) ismiyle şöhret buldu. Fakat ashabla birlikteliği bundan sonra da çok üzün sürmedi. Cafer (r.a.) bir yıl sonra Bizans’la yapılan Mute Savaşı’nda henüz kırk yaşındayken şehit düştü. İki kolu kesilen Cafer b. Ebû Tâlib’in vücudunda da sayılamayacak kadar çok yara vardı. Allah Resûlü, ahlakını kendisine çok benzettiği (Tirmizî, Menâkıb, 29) bu güzide sahabinin kesilen kolları yerine Allah’ın ihsan ettiği iki kanatla cennette uçtuğunu bildirmiştir. Böylece ömrü dine hizmetle geçen bu yiğit sahabi İslam tarihine “Cafer-i Tayyâr” adıyla kazınmıştır.

Kaynak :

Sahabe Hatıraları (Diyanet Yayinlari)
Elif ERDEM


Twittear



Signing of Rasit_Tunca
Afyonlu Raşit Tunca Sunar
Smileys-2
www Bul
Cevapla
« Önceki Konu | Sonraki Konu »


  • Konuyu Yazdır
Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Dost Sayfalar1:

  • Bizde Forum
  • Bizde Blog
  • Dini Forum
  • Raşit Tunca
  • RT3 Board

Dost Sayfalar2:

  • www.raşit.tunca.at
  • Raşidi Tarikatı Blog
  • Efsane Board
  • Raşit Tunca
  • Bilge Forum

Sosyal Medya Hesaplarımız

                   
                   
  • Afyonlu Raşit Board
  • Yukarı Git
  • Arşiv
  • RSS
  • impressum
  • Hakkımda
  • iletişim Adresimiz
Support yardım | RAŞiT HOCA | Tarih: 04-06-2026, 03:35 PM Türkçe Çeviri: MyBB, Yazılım: MyBB, © 2002-2026 MyBB Group. | Theme JAMPS